‘Procrastination’ da iyidir: Erteleyerek çalışmanın 10 basit yolu

Yol eşittir hız çarpı zaman olmayan yerler vardır. Biri çalışma masası… Planlar tutmaz, Google’da bir konu daha ilgi çekicidir, masadan kalktığınızda yolunuz mutfağa düşebilir ve sizin aldığınız yolla geçen zaman birbirini tutmayabilir. Evet, procrastination denen erteleyicilikten söz ediyoruz. Bu yazıda ertelememenin yolları değil, erteleyerek iş teslim edebilmenin ipuçları var.

Acil yetişmesi gereken bir işiniz var diyelim ancak siz o esnada bundan bir ay önce yapmanız gereken başka bir işi yapıyorsunuz veya uzun zamandır aklınızda olan arkadaşınızı arıyorsunuz. Birden normalde hiç istekli olmadığınız nevresim değiştirme işini yapmaya karar verebiliyorsunuz. Mutfağı toplamak aniden cazip bir etkinlik olarak görünüyor. Evet, erteleyiciler tarafına hoş geldiniz. Burası kalabalık ama korkmayın, işler yürüyebiliyor.

Nobelli ekonomist George Akerlof, 1991’de yazığı Erteleme ve İtaat adlı makalede anlatır. Arkadaşının Hindistan’da bıraktığı giysileri Amerika’ya kargoyla göndermesi gerekir. Ancak Akerlof bu işi biraz gözünde büyüterek “Bu benim bir iş günümü alır” der kendine. Bu yüzden önce “Yarın göndereyim” diye başlayan kargoya gitme işi sekiz ay sürer. Zannetmeyin ki başarır, başka bir arkadaşı kargo gönderirken arkadaşının kıyafetlerini ona verir.

Akerlof makalede şöyle diyor: “Sekiz ayı aşkın bir süre boyunca her sabah uyandım ve ertesi sabahın kargoyu göndereceğim gün olduğuna karar verdim.” Bu makaleden sonra erteleme meselesi felsefe, psikoloji ve ekonomi alanında çalışan akademisyenlerin de odağına giriyor. Akademisyenler, özellikle işleri ertelemeye eğilimliler. Üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğu erteleme eğilimi gösteriyor. Amerikalılar her yıl vergilerini zamanında vermedikleri için yüz milyonlarca doları boşa harcıyor.

Ve procrastination olarak hayatımıza girer 

Erteleyicilik literatürde “Procrastination” olarak biliniyor. “Yarına ertelemek” anlamına gelen Latince bir kelimeden türetilmiş bir terim bu. İngiliz diline 16’ncı yüzyılda girmiş. 90’lardan bu yana üzerine düşünülen, çalışılan, yazılıp çizilen bir mesele.

Erteleme, erteleyicilik üzerine yazılmış onlarca makale var, ben herhangi bir iş yapmam gerektiğinde hepsini sonra bir ara okurum diye kaydettim, oradan biliyorum. Ancak bu yazının konusu “Ertelemeyi nasıl yeneriz?”, “Nasıl verimli olunur?”, “Erteleme alışkanlığından nasıl kurtulunur?” gibi bir şey değil. Burada amacımız, öncelikle kendimize ayna tutmak yani ufak bir yüzleşme seansı yapmak, ardından, bu huydan vazgeçemeyecek gibi hissedenlerin erteleme alışkanlığını nasıl günlük hayatta işe yarar bir hale getirebileceğinden söz etmek.

Her kötülüğün iyi tarafı var

Benim de ertelediğim için kendime çok kızdığım, boomer’lar bilir, eskiden bakkallarda peşin satan veresiye satan posterlerini düşünerek kendimi veresiye satan adam olarak hayal ettiğim olurdu. Ancak artık bu erteleme işini çok sevdiğimi bilerek, bunu iyiye kullanmaya çalışıyorum. Her kötülüğün bir de iyi tarafı vardır ve insanın en iyi becerikli olduğu şeyleri bir düşünürsek, yaşamak, kaçmak, kendini olduğundan iyi görmek ve uyum sağlamak olduğunu kabul edebiliriz. Yoksa ne ateş ne değirmen, ne ok ne de davul bulunabilirdi. Artık aslanlardan kaçmıyoruz ya da yaşamak için avlanmıyoruz ama karnımızı doyurmak için çalışmamız gerekiyor. Elbette davranışlar, alışkanlıklar değişebilir ancak biraz da huy işi bu. Bazı çocuklar benden daha irade sahibi mesela.

Nasreddin Hoca, damdan düşünce, “Bana doktor değil, damdan düşen birini getirin” demiş. Bizimki de o hesap. Bu konuda çözüm arayanlar için Neo Skola’nın dersleri arasında bulunan Zaman Yönetimi’ni tavsiye ediyorum.

Erteleyerek çalışmanın 10 yolu 

Victor Hugo çıplak yazar ve uşağına yazacağı sırada dışarı çıkamaması için kıyafetlerini saklamasını söylermiş. Bizim de erteleyerek çalışanlar için Victor Hugo’nunki kadar olmasa da yaratıcı ve işe yarayabilecek birkaç önerimiz var.

1. Sistematik olarak ertelemek 

Çoğunlukla yapacak birden fazla işimiz var. Uzun ve zor bir mail atmak, evi toparlamak, bir rapor hazırlamak… Stanford Üniversitesi’nde mantık ve zihin felsefesi üzerine çalışan akademisyen John Perry’nin Sel Yayıncılık’tan Elvan Kıvılcım’ın çevirisiyle yayımlanan Erteleme Sanatı, bana bu konuda yol gösteren eserlerden biriydi. Kendisini sistematik erteleyici olarak tanımlayan Perry, bu huyunu birkaç işi varken birinden birini yaparak, tüm iş listesini temizleyebildiğini anlatıyordu. Ben de bu sistemi uzun zamandır uyguluyorum ama isminin bu kadar havalı olabileceğini kendisinden öğrendim. Bir iş listesi yapıyorum ve her birinin teslim tarihi birbirine yakın oluyor. Birini ertelediğimde bir diğerini yapıyorum. Böylece birkaç saat sonra üç iş birden yapmış ve her birinden biraz kaytarmış oluyorum.

2. Ertelemek için hiç araç bırakmamak 

Ev işleri iş ertelememenin en kolay yolu. Bulaşık makinesini yerleştirmek, salonu toplamak, masayı düzenlemek, aniden kitapları bir konuya göre düzenlemeye karar vermek, bir yazarın kitabını bulmaya çalışmak, yazlık kışlık ayırmak… Evin düzenlenecek işi bitmez. Bu tür ütü yapmak, nevresim değiştirmek, yastık kılıflarını düzenlemek gibi işleri ertelemek için kullanma eğiliminiz varsa mesela, online toplantılar esnasında mikrofon ve kameranızı kapatıp bulaşık yerleştirebilir, çamaşır katlayabilir, soğan doğrayabilirsiniz. Bir tek süpürge yapılmıyor, malum, konuşma sıranızı kaçırmak istemezsiniz.

3. Ödül ve cezadan birini seçmek 

Kimileri ödülle kimileri de cezayla güdüleniyor malum, ertelerken, kendinizin farkında olmakla başlamak gerekiyor. Mesela “Bu işi bitirirsem, film izleyeceğim” de bir yol, “Bu işi bitirmezsem izleyeceğim hiçbir filmden zevk alamayacağım” da. Çünkü evet, gerçekten alamazsınız. Yatağa yatarsınız, rüyanızda kağıtlar, kalemler, o işin sorumlusu tarafından kovalanırsınız. Kalp çarpıntısı, anksiyete krizleri eşliğinde nasıl yapacağım endişesiyle kahrolursunuz. Psikolog İlker Küçükparlak, yıllar önce Psikeart dergisine yazdığı erteleme yazısında “Ertelemeciler sanıldığı gibi ‘geniş’ kişiler değildirler, erteleme süreci sefahat değil, bilakis ezadır” demişti. Hangisi size yarıyorsa, onu tercih edebilirsiniz.

4. Nedenini anlamak 

Neden erteliyoruz? Başarısızlık kaygısı ya da korkusu, ertelemenin altında yatan en gerçek nedenlerden biri aslında. Koyulduğunuz işin zor görünmesi ya da bitirdiğinizde yaptığınız işin yeterince iyi olmayacak korkusu insanı o işe başlamaktan içten içe alıkoyuyor. Bu yüzden iş listenizi yaparken kendinize karşı dürüst olun. Zor mu geliyor? Çok mu kolay geliyor? Ya beceremezsem diye korkuyor musunuz? Dürüst olalım ki bazı işleri bitirememe nedenimiz, yeterince mükemmel olmamasından korkmamız. Hiç teslim edememek mi yoksa mükemmel olmayan bir iş teslim etmek mi? Böyle durumlarda mükemmeliyetçiler için zaten hiçbir şey yeterince mükemmel olmayacağını kabul edin ve kendinizi yargılamayı bırakın. Yapabilirsiniz, yoksa neden sizden istesinler ki?

5. İyimserlikten kurtulmak 

Doğamız gereği iyimseriz. Elimizdeki iş için “Nasılsa bir saatte bitiririm” diye düşünüyoruz, bazan da “Nasılsa teslim tarihi yarın ve yarına daha çok var” diye düşünüyoruz. Ünlü Marshmallow Deneyi’ni bilirsiniz. 4-5 yaşlarındaki 500 çocuğu bir odaya koyuyorlar. Ve bir şekerleme veriyorlar. “Ben dönene kadar bekleyebilirsen sana ikinciyi vereceğim” diyorlar. Bir kısmı şekerlemeyi hemen yiyor bir kısmı da bekliyor. Yetişkinlerle bu deney parayla yapılıyor. “Şimdi 20 dolar mı istersiniz yoksa bir hafta sonra 25 dolar mı?” Veya “Şimdi 20 dolar mı yoksa bir ay sonra 50 dolar mı?” Eğer bekleme süresi bir haftadan iki haftaya çıkarılırsa katılımcılar beklemektense daha düşük meblağı almaya razı oluyorlar. İnsanların ileride daha büyük bir ödüle kavuşmaktansa hemen sunulan daha küçük bir ödülü almayı tercih etmelerine zaman miyobu deniyor. Ertesi günkü bir işi zamansal olarak uzak görmemizin nedeni, bedenimizin güneş tarafından ayarlanan ritmi sayesinde, yarını tamamen yeni bir gün olarak görmemiz. Yarının o kadar da uzak olmadığını anlamak gerekiyor.

6. Gerçekçi ve basit iş listeleri yapmak

Elinizdeki için hacminin farkına varın. Gerçekten iyi bir erteleyici olacaksanız, elinizdeki küçümsediğiniz işe hakkınızı vermekle başlamalısınız. Bir saatimi alacak yerine iki saatimizi alacak diye kendinizi kandırmak da bir çözüm ama gerçekçilik uzun vadede hayat için de daha yararlı. Bu arada iş listenizi çok çok basit tutmak da işe yarar. O kadar basit ki, “Alarmını erteleme”, “Yataktan kalk”, “Yatağa geri girme”, “Kahve yap” gibi şeylerle başlanabilir. “Google’ı açma” da konabilir listeye. İnsan bir iş bitirmenin ferahlığını çok seviyor. Bu listeyi de zamana göre kategorize etmek de bir çözüm. Aciliyet veye mahcubiyet sıralaması yapabilirsiniz. Ancak mahcubiyet kısmına birazdan geleceğiz.

7. Eğlenceli olduğunu kabul edip ona göre ayarlanmak 

İnsan kendini tanıyor. Genelde erteleyiciler çalışmaya başlamadan önce internette garip şeyler

araştırıyor. Ya çalışmaya erken oturacak ve kendinize internette Kill Bill’de kullanılan arabanın markasını araştırmak, Tacikistan’ın haritasına bakmak için iki saat ayıracaksınız. Sonra erteleme vaktiniz bitecek ve çalışmaya başlayacaksınız.

8. Erteleme aktivitelerini yarıda kesmek 

Çalışamaya acıktığınızda, bilgisayarınızın şarjı azken veya tuvalete gitmeniz gerekecek gibi hissettiğinizde başlayın ki ertelemenin ortasında bilgisayarın başından kalkmak zorunda kalın.

9. Ertelemenin boşa geçen bir vakit olmadığını fark etmek 

İnsanın erteleme sırasında öğrendikleri aklından uçmuyor ya da ertelemek için doğradığınız soğanlar birden birleşmiyor, odanız hep toplu kalabiliyor. Hiç işinize yaramayacak bir bilgi sonradan işe yarayabiliyor. Özellikle de yazarlar, çevirmenler için geçerli. Sırf eğlenmek için öğrendiğiniz bir bilgi, yıllar sonra işinize yarar. Bir de bilimsel yanı var. Bir konudan uzaklaşmak ve beyninizi dinlendirmek, yaratıcılığı tetikliyor. İçinden çıkamadığınız konuları yürürken bulmamızın bir nedeni var. Nietzsche, “Açık havada yürürken doğmayan, şenliğine kasların da katılmadığı hiçbir düşünceye güvenmiyorum” dermiş.

10. Rezil olmayı tercih etmemek 

Bu bilgiyi Amerikalı yazarlarda bulamazsınız. Biz “Ya rezil olursak” diye büyüdüğümüz için ertelerken teslim edeceğiniz insanı düşünebilirsiniz. Bu yüzden de size tavsiyem, keskin teslim tarihleri vermeniz çünkü ucunda rezil olmak var. Sonra mesela dakik insanlarla çalışmak da bir yöntem. Çünkü dakik insanlar biz erteleyicileri inanılmaz sinir bozucu bulur. Onların söylenmelerine maruz kalmaktansa, işimizi bitirebiliriz.

Share this content:

Yorum yapın