Pekin 2022: Ayaktaki Kaplan, Ortadaki Ejderha

olimpiyat3-minpng-qmpLqvJ6hnM87tTQ5 Pekin 2022: Ayaktaki Kaplan, Ortadaki Ejderha

Her ülke kendini dünyanın merkezinde görür ama ben Çin’in kendini ismen de dünyanın merkezine koyduğunu bilmiyordum; bu yazı için okumalar yaparken öğrendim. Biz “Çin” deyip duruyoruz ama Çinliler memleketlerine, “ortadaki ülke-orta ülke” anlamına gelen “Zhōngguó” diyorlar. “Biz ortadayız, onlar kenarda” demeye getiriyorlar yani.

Bir sürü problem yaşasalar da ekonomik olarak hem de yüz yıllar sonra yine dünyanın orta yerine geldikleri malum; şimdi bir de omikron kasırgasına rağmen başkent Pekin’de düzenlenen olimpiyat oyunlarıyla gündemin orta yerindeler. Pekin’in hem yaz hem kış olimpiyatlarını üstlenmiş tek şehir olduğunu da not etmek lazım. Üstelik bunu 2008’deki yaz oyunlarından sonra yaptı. “Yükseldi yükseliyor yükselecek” denilen ejderhanın, kanatlarını dünyanın orta yerine açtığını sembolize edecek daha iyi bir unsur bulunamazdı. Çin takvimine göre kaplan yılına girdik ama tüm dünya besbelli ejderhanın zamanına girmek üzere.

Nasıl bir zaman olacak bu? Bunu da en iyi olimpiyat oyunlarındaki hal ve gidişat tarif ediyor.

Olimpiyat coşkusundan eser yok

O halde kısa bir hal ve gidiş özeti: Çin’in olimpik tutkusu bu ayın başında kelimenin her anlamıyla yeniden alev aldı ve görkemli ‘Kuş Yuvası’ Stadyumu’nda olimpiyat ateşinin yanmasıyla beraber tarihin en tuhaf olimpiyat oyunları da başladı. Tuhaf diyorum, çünkü aşırı sert COVID-19 önlemleri yüzünden ne sporcularda ne özenle test edilerek seçilen az miktarda seyircide ne de gazetecilerde bir coşku var. Bir yandan Çin’in kırıklarla dolu insan hakları karnesi dünyadaki birçok kesimin, Pekin’deki (isteyenler buradan sonrasına, Çin’in tercih ettiği üzere Beijing diye de devam edebilir) oyunlara sempatisini en baştan yitirmesine neden oldu. Oyunlar, tarihteki yine bazı örneklerinde olduğu gibi spordan çok bir tür diplomatik mücadele üzerinden konuşuluyor ve ileride de öyle anılacağa benziyor. Her şeyin ötesinde, oyunların içinde bir başka oyun var: Sporcular ve Çinli yetkililerin oynadığı köşe kapmaca… Olimpiyat oyunları ve hükümet hakkında sosyal medyaya ‘negatif post’lar girmek yasak ve cezaya tabii. Çin, kendi yasa ve yönetmeliklerini sadece Çinli sporcuların değil tüm dünyanın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallıyor. Hakikaten her şeyiyle emsalsiz bir organizasyon yaşanıyor.

Önce diplomasi…

İşin diplomasi boyutuyla başlayalım. Bir Batı boykotundan bahsediyoruz… Çin’in Uygur nüfusuna yaptığı sistematik baskı ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya, Japonya gibi ülkelerin ‘diplomatik’ unsurlarını Pekin’deki oyunlara göndermeme kararını vermesine yol açtı. Ülkenin yıldız tenisçilerinden Peng Shuai’nin, Çinli bir ‘devletlinin’ tacizine uğradığını iddia etmesinin ardından (sonra yanlış anlaşıldığını söylese de) günlerce ortadan kaybolması da meseleye tuz biber ekti; boykot Batı kamuoyunda da kabul gördü. Bu arada gerek Batılı gerek Doğulu birçok devlet başkanı da hem bu boykot ama daha çok COVID-19 yüzünden açılış törenine katılmadı. Ama şunu söylemek lazım: Neticede bu boykot, sporcuların da evde kaldığı eskinin o topyekûn boykotlara benzemiyordu. 2022’de diplomatlar evde kaldı, sporcular Pekin’e gitti.

olimpiyat1-minpng-FYjSqqHR7gt8SXTmj Pekin 2022: Ayaktaki Kaplan, Ortadaki Ejderha

Seremoni yine görkemliydi

Peki gidenler ne gördü? Bir defa “Parlayan Hançerler”, “Kahraman”, “Gölge Savaşçı” gibi büyük prodüksiyonların yönetmeni Zhang Yimou’nun elinden çıkan görkemli bir seremoni gördüler (Yine Pekin’de düzenlenen 2008 Yaz Oyunları seremonisi de onun imzasını taşıyor). Ama daha da önemlisi Ejderha’nın bu yeni zamanında Batı ile Doğu’nun arasında derin bir yarık oluştuğuna ve safların sıklaştığına tanık oldular… Joe Biden’ın, Olaf Scholz’un, Boris Johnson’ın, Fumio Kishida’nın olmadığı yerde Vladimir Putin vardı. Rus lider Putin’le Çinli muadili Şi Cinping o kadar sıcak ve tarihi mesajlar verdi ki sırf bu mesajlar bile ileride yapılacak dönem belgesellerinin girişinde kullanılabilir. “Ülkelerimizin dostluğunun sınırı yok” dediler, daha ne olsun! Putin ile NATO kafa kafaya gelmişken; Şi Cinping, Tayvan üzerinden ABD ile satranç oynarken gelen bir mesaj bu. Dünyanın yeni düzeni, bir süre için aralarından su sızmayan bu otoriter liderler üzerinden okunacak.

Tarihin hızlandığı zamanlardayız… Düşünün, 2008 Pekin Oyunları’na “Çin’in lansman partisi” olarak bakılıyordu. Kabuğundan çıkan ve kapitalizmle tanışan bu bilinmez ülkeyi ürkütmemek için herkes onun suyuna gidiyordu; meselelerin hemen hemen aynı olmasına rağmen hiç kimsenin öyle boykot yaptığı filan da yaptığı yoktu. Batı, Çin için “Gelsin, aramıza katılsın, bizim kurallarımıza göre oynasın” demeye getiriyordu. Dönemin Amerikan başkanı George W. Bush açılıştaydı mesela. Artık durum değişti. Hem de öyle böyle bir değişim değil bu… Oxford Üniversitesi’nden Çin tarihi profesörü Rana Mitter durumu güzel özetliyor: “Çin artık uluslararası topluma giriş için çabalamıyor. Başka bir mesaj veriyor: ‘Biz artık bir mekâna girmeye aday bir ülke değiliz’ diyor. ‘Biz mekândaki kuralları belirleyen ülkeyiz’.”

olimpiyat2-minpng-Fr2jhoELoj56Z4ibL Pekin 2022: Ayaktaki Kaplan, Ortadaki Ejderha

Pekin 2022’de herkesi canından bezdiren kurallar

Gelelim mekândaki kurallara, en azından Pekin 2022’deki kurallara… Sporcuları da gazetecileri de canından bezdiren kurallar bunlar. Sporun ruhunu da öldüren ve ortada müsabaka zorunluluğundan başka bir unsur bırakmayan kurallar… Ülkeye girerken defalarca yapılan testler, her aşamada tecrit, izolasyon; seyircisiz müsabakalar; olimpiyatlardaki protesto kültüründen ciddi çekinen Çin hükümetinin sporculara getirdiği eleştiri yasakları; gazetecileri işini gerçek anlamda yapmaktan alıkoyma…

“Önemli olan katılmaktı” denir ya; Pekin 2022’de önemli olan katılmak falan değil, sadece kazanmak; çünkü orada bulunmanın yarattığı ekstradan sportif bir coşku yok. Kimse bu zahmete sadece katılmak için katlanmaz. Associated Press’ten fotoğraf editörü Yirmiyan Arthur’un dediklerine bakalım mesela: “Pekin’i sadece havaalanından bindiğim otobüsün ve otelimin penceresinden göreceğimi biliyorum. Pekin’i ve Çin’i yaşamayacağım, olimpiyatları bir balon içinde tecrübe edeceğim.” Bu balon uygulamaları, COVID-19 yasakları elverdiği için giderek otoriterleşme eğilimleri gösteren Batılı demokrasilerin de merakla izlediği bir tecrübe.

En üzücü doping skandallarından biri gerçekleşti

Fotoğraf editörü Arthur’unki gibi çok tanıklık var ama tablo esas şu an elenme ve cezaya çarptırılma korkusuyla susan sporcuların konuşmaya başlamasıyla netleşecek. O zaman neler yaşandığını (ve yaşanamadığını) daha iyi anlayacağız. Şimdilik, 15 yaşında bir çocuğun, Rus Kamila Valieva’nın başına geldiği için, olimpiyat oyunları tarihinin en üzücü doping skandallarından birinin gerçekleştiğini biliyoruz. Evsahibi ülke gazetecilerinin bu büyük skandalın üzerine gitmek ne kelime, yanından dahi geçmediğini de biliyoruz. Bu da bize genel gidişat hakkında şimdilik bir fikir veriyor.

Bu olimpiyat oyunları bu koşullarda düzenlenmek zorunda mıydı? Tokyo’daki yine sönük Yaz Oyunları’nı henüz idrak etmişken hem de? Bir “güç” gösterisi, bir “denge” oyunu, bir “kaygan zemin” olmaktan başka nesi var Pekin 2022’nin?

Tarihi bir mesajı var elbette. Kaplan yılında ejderhanın mesajı. Dilerseniz, kaplanlarla fotoğraf vermeyi çok seven Putin’le, ejderhanın ülkesini yöneten Şi Cingping’in mesajı… Tayvanlı Ang Lee’nin “Çömelmiş Kaplan, Gizli Ejderha” isimli bir filmi vardır. Durum şu: Kaplan ayakta, ejderha da apaçık ortada.

Gücüne güvenen rağbet görmezken…

Taze öğrendiğim bir konuyla açmıştım, taze öğrendim bir konuyla bitireyim. Ne de olsa Neo Skola öğrenmek için var. New Yorker’dan Evan Osnos’un yazdığına göre, Çin tarihinin çok büyük bir bölümünde fiziki güç gerektiren sporlar kale alınmamış, hatta hakir görülmüş. ‘Gücüne güvenen’ insanlar “laolizhe” denilen ve pek de rağbet görmeyen bir grup içinde değerlendirilirmiş. Ne zamana kadar? Çin’in 1895’te Japonya’yla savaşa tutuşup yenilmesinin ardından modern Çin’in kurucusu kabul edilen Sun Yat-sen “Ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, insanlarımızın vücudunu da güçlü kılmalıyız” diyene kadar…

Bir asrı aşkın zaman geçti. Çin halen sporda bir numara sayılmaz ama gücünü sergilemekte artık zirveye oynuyor. İyi veya kötü, artık ejderhanın çağındayız…

Share this content:

“Pekin 2022: Ayaktaki Kaplan, Ortadaki Ejderha” üzerine 4 yorum

Yorum yapın