Komplo teorisinin en kritik noktası: Şüphecilik

Komplo teorisyenleri, komplo teorilerine yatkın olan insanlar, aslında bilimsel metodolojinin yöntemlerini kullanıyorlar: Şüphecilik. Bu çok önemli ancak bizim de elimizdeki silahımız bu.

Komplo teorilerine karşı bizim de şüpheci olmamız gerekecek. Ve kaynaklarından teyit etmeye çalışacağız. Maddi gerçeği bulmamız lazım. Maddi gerçeği eğer görebiliyorsak, hakikaten somut ise o zaman bunun gerçeklik taşıyan bir veri olduğunu göreceğiz.

Şayet bu yoksa, varsayım ve spekülasyon üzerineyse o zaman durmamız gerekecek. Çünkü bir şeyin olası olması o şeyin olduğu anlamına gelmez. Olduğu, ancak somut verilerle ispatlanabilir. “İhtimal dahilindedir” diyebiliriz. Ancak “Bu böyledir” demememiz gerekir.

Çok basit bir şey aslında bu. Ama beynimizin kurulumu bizi komplo teorisine itiyor. Biyolojik olarak bir dezavantajımız var bu konuda. Başta belki evrimsel süreçte işimize yaradı bu ama artık günümüzde bizi baltalayan bir hadise olmaya da başladı.

Elbette insanlar hikâyelere inanırlar, bir hikâyenin etrafında birleşirler. Biraz da bu sebeple de oluyor. İnsanlar her zaman hikâyenin peşinde koşarlar. Bir açıdan baktığınızda devlet de bir kurgu yapıdır, devleti göremezsiniz. Birçok inanç da kurgudur, insanlar kafalarında kurmuşlardır. Birçok ideoloji de aslında öyledir, bir hikâyedir ve biz hepimiz bir hikâyenin etrafında toplamayı seviyoruz.

Komplo teorileri neden başarılı oluyor?

Bu şekilde yaratılmışız. Komplo teorileri de işte bizim içimizde olan, her insanın içinde olan tarafa hitap ediyor ve o sebeple de başarılı oluyorlar. Ancak hikâyelerin ardından koşmak her zaman bizi ilerletmiyor ya da her zaman bizi arzu ettiğimiz bir geleceğe taşımıyor.

O sebeple dikkatli olmamız gerekiyor.

Maddi gerçek var mı, yok mu?

Bu güvenilir bir kaynaktan mı geldi?

Neden sonuç ilişkisi kuruldu mu?

Bütün bunlara bakmamız gerekiyor.

En başından beri söylediğimiz üç şey var: Hiçbir şey tesadüf değildir. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Her şey birbiriyle bağlantılıdır.

Eğer gördüğümüz, okuduğumuz bir şey, Youtube gibi bir platformda izlediğimiz bir klip, bu üç temel’in üzerinde inşa edildiyse, alarm zillerinin çalmaya başlaması lazım.

Yapabileceğimiz tek şey bu. Elimizdeki tek silah bu. Biz de şüpheci olacağız. Aynı komplo teorisyenleri gibi.

Akademisyen ve yazar Özgür Mumcu Neo Skola için hazırladığı Komplo Teorileri Tarihi eğitiminde komplo teorilerinin çıkış noktasından, nasıl yayıldıklarına, günümüzdeki teorilerden, Ufo, Illuminati, İmparator Neron, Sion yaşlılarına, feomidyum elementine kadar birçok konuyu derinlemesine inceliyor.

İlk bölümü ücretsiz olan Komplo Teorileri Tarihi eğitimine Neo Skola’da katılabilirsiniz.

Share this content:

Yorum yapın