Blockchain (Blok Zinciri) Nedir? Blockchain ve Kripto Paranın Temelleri

Aziz Nesin ilk defa 1977 yılında yayınlanan “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” adlı romanıyla toplumun ve bürokrasinin çarpık yönlerini ele alır. Romana göre, vatandaşların güvenip her türlü kişisel verisini emanet ettiği meşru güç merkezi devlet hata yapmıştır. Romanının kahramanı Yaşar Yaşamaz’ı nüfus kayıtlarına ölü olarak geçirmiştir. Yaşar devlete yaşadığını ispat etmeye ve vatandaş olarak kendisine tanınan haklardan faydalanmaya çalışır. Bu sırada başından bir dizi komik ama düşündürücü olay geçer. Devlet Yaşar’ı askere çağırır ama terhis etmez. Vefat eden babasının borçlarından sorumlu tutar ama mirasından hak vermez. Roman, devlet kadar güvenilen bir güç merkezinin de hata ve yolsuzluk yapabileceğinin altına çizer. Peki blockchain bu işin neresinde?

 

Günümüzde temel güç merkezleri günden güne güvenilirliğini kaybeder. Ama kişisel verileri saklamanın daha güvenli bir yolu yok mudur? Elbette vardır. İlk kripto para birimi Bitcoin’le tanınırlığı artan Blockchain (Blok Zinciri) teknolojisi bizlere bu imkanı sağlar. Blockchain, herhangi bir merkez ya da otoriteye ihtiyaç duymadan çalışır. Esasen dijital ve dağıtık bir veri tabanı, bir kayıt defteridir. Yani, Blockchain (Blok Zinciri)  teknolojisiyle körü körüne güvenmek zorunda kalacağınız bir merkez olmadan ve her türlü karışıklığa ya da art niyetli kullanıma dayanıklı bir sistem oluşturarak siparişlerinizi, ödemelerinizi ve bunun gibi pek çok işlemi gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz. Tüm donanımların tek bir bilgisayar gibi davrandığı dağıtık ağ teknolojisi sayesinde aynı veri, birbiriyle iletişim halinde olan farklı bilgisayarlara da kayıtlıdır. Böylece bazı bilgisayarlarda teknik arıza oluşsa bile, diğer üyelerde verilerin birebir kopyası saklanır. Bu yüzden sistem herhangi bir aksamaya uğramadan çalışmaya devam eder. 

 

 

Merkezi (Sol): Bir yapının, bir kişinin kontrol ettiği, bir sunucuya bağlı olan bilgisayarlar. Sunucunun çökmesi durumda bütün bilgisayarlar çöker. Sunucuda herhangi bir şeyin değişmesi durumunda ona bağlı bütün bilgisayarlarda durum yaşanır.

 

Merkeziyetsiz (Orta): Bilgisayarların tek bir merkezi yapıya değil birden fazlasına bağlı olduğu sistem. Merkezlerden bazıları çökse de sistem çalışmaya devam eder.

 

Dağıtık (Sağ): Dağıtık yapıda herhangi bir merkez yoktur. Yapı, kurum ve otoriteye ihtiyaç duymaz. Veri saklama ve kullanma hakkı, ağdaki kullanıcılara demokratik biçimde teslim edilir. Kayıtlı veriler kimsenin tekelinde değildir. Bu verilere ağdaki tüm kullanıcılar erişim sağlayabilir. Herkesin eşit hak iddia edebildiği bir ortam oluşur.

 

 

Blockchain (Blok Zinciri) Hayatımıza Nasıl Girdi?

 

2008 yılında kimliği bilinmeyen bir kişi veya grup olan Satoshi Nakamoto tarafından icat edilen ilk kripto para birimi  Bitcoin’dir. Bu tarih aynı zamanda Blockchain’in de başlangıcıdır. Ancak bu doğru değildir. Blockchain’in bulunuşu 1982’ye kadar dayanır. Bu tarihte, California Üniversitesi doktora adayı olan David Chaum, “Birbirine Güvenmeyen Gruplar Tarafından Oluşturulan, Sürdürülen ve Güvenilen Bilgisayar Sistemleri” adlı tezinde bir blockchain veritabanının ana hatlarını çizer. 1995’te ise Stuart Haber ve Scott Stornetta Blockchain’in atası sayılabilecek ilk versiyonu ortaya çıkarırlar.

 

Haber ve Stornette New York Times’ın bütün içeriklerini kriptografik bir fonksiyonla şifreleyerek kayda alır. Bloklar halinde sıralar. Ancak o dönemde henüz merkeziyetsiz bir sistemde binlerce bilgisayarın birbiriyle konuşarak işlem yürüttüğü bir teknoloji öngörülemez. Bu yüzden Haber ve Stornetta’nın kurguladıkları teknoloji ancak belirli bir yere kadar ilerleyebilmiştir. Satoshi Nakamoto 2008 yılında “Bitcoin: Eşler Arası Elektronik Nakit Sistemi” adlı makaleyi yayınlar.  O güne kadar bu teknolojiyle ilgilenen bilim insanlarının karşılaştıkları pek çok soruna çözüm getirir. Böylelikle ilk modern blok zincirini Ocak 2009’da ilişkili kripto parası Bitcoin ile birlikte piyasaya sürerler.

 

 

Blockchain (Blok Zinciri) Nasıl Çalışır?

 

Blockchain (Blok Zincir) aslında adından da anlaşıldığı üzere bloklardan oluşan bir zincirden ibarettir. Bu bloklar bilgi ve mesaj içerir. Kişiden kişiye gönderilecek mesajlar şifrelenerek bloklanır ve bu şifreleri yalnızca belirli kişiler tarafından kırılabilir. Bu sayede üçüncü bir kişi şifreyi kırıp mesaja ya da gönderilen paraya ulaşamaz.  Yeni oluşturulan her bir blok, sistem içinde yer alan cihazların çoğunluğu tarafından onaylanır. Ardından kendisinden önceki bloğa eklenir. Kronolojik olarak zincire eklenmeye devam eden her yeni blok kullanıcıların bilgisayarlarında depolanır ve zincir giderek büyür. Zinciri kırmak ya da değiştirmek mümkün değildir. Her blok birbirine kriptografik (şifreleme) olarak bağlıdır. Yani blokların içerdiği veri dizinin içinde kendinden önce gelen bloğun kimliği şifrelenmiş şekilde bulunur. Böylelikle, örneğin Blok A’dan sonra Blok B’nin geldiği sistemce bilinir, araya Blok C giremez.

 

 

Blockchain’in temel tasarım bileşenlerinden biri kriptografi yani şifrelemedir. Şifreleme işlem güvenliğini sağlayabilmek, kişisel ve gizli verileri koruyabilmek ve var olan bilginin değiştirilmemesini sağlamak amacıyla kullanılır.  Blockchain teknolojisi üç çeşit şifreleme metodu kullanır. Bunlar simetrik şifreleme, asimetrik şifreleme ve hash fonksiyonlarıdır. Simetrik şifreleme sisteminde düz metni (plaintext) şifrelemek ve bu şifreyi daha sonrasında kırmak için aynı anahtar kullanılır. Şifre çözme işlemi, şifreli metni tekrar düz metne çevirir. Şifreleme sistemi güçlü ise, şifreyi kırıp metne ulaşmanın tek yolu anahtara sahip olmaktır. Simetrik şifrelemede tek bir anahtar kullanılırken, asimetrik şifrelemede iki anahtar vardır. Kullanıcılar herkese açık (public key) ve gizli (private key) anahtarlar sayesinde verilerini korurlar ve rahatlıkla mesajlaşırlar. Üçüncü şifreleme yöntemi, hash fonksiyonlarında, herhangi bir metin (plain text) çeşitli matematiksel fonksiyonlarla sabit uzunluktaki eşsiz bir değere dönüşür. Aynı veri için aynı değer üretilir. Fakat en ufak bir değişim olduğunda hash fonksiyonunun oluşturduğu değer de değişir.

 

 

Kripto Para Nedir? 

 

Kripto para genelde internet üzerinde kullanılmak için tasarlanmış dijital para birimleridir. Blockchain ekosisteminde oldukça önemli yere sahiptir. Pek çok insan blockchain teknolojisini kripto paralar sayesinde öğrenmiştir. 2008 yılında piyasaya sürülen Bitcoin, ilk kripto para birimidir.  Piyasa hacimlerine göre en popüler kripto para birimleri Bitcoin, Ethereum, Bitcoin Cash ve Litecoin’dir. Ancak, kripto paraların hiçbiri yapısal olarak aynı değildir. Ödüllendirme mekanizmaları, kullanım şekilleri ve kullandıkları algoritmalar farklılık gösterir. Kripto paralar için 3 temel katmandan bahsedebiliriz. Sıfırıncı katman teknoloji katmanıdır. Birinci katman kendi zinciri olan yapılardır. İkinci katman kendi zinciri olmayan ve dijital varlık üretmek için başka bir zinciri kullanan kripto paralardır. Kripto paraların coin ve token olmak üzere iki türü vardır. Coin’ler birinci katmanda, token’lar ise ikinci katmandadır. Örneğin, Bitcoin, Ethereum kendi zinciri olan coinlerken, Ethereum ağını kullanan Sandbox veya MANA gibi uygulamalar token’dır.

 

Kripto para birimleri hükümetler tarafından basılan paraya dijital bir alternatif sunar. Hiçbir şirket, kurum, kuruluş veya hükümetin kontrolü altında değildir. Kripto para birimleri, mal veya hizmet satın almak için veya yatırım amaçlı kullanılabilir.  Herhangi bir merkezi otorite tarafından manipüle edilemez. Bir devletin başına ne gelirse gelsin, kripto paranız güvende kalacaktır. Kripto para birimleri, banka veya aracıya ihtiyaç duymadan çevrimiçi değer transferini mümkün kılar ve değerin neredeyse anında, 7/24, düşük ücretler karşılığında transfer edilmesine olanak tanır. Dijital para birimleri, nerede doğduğunuza veya nerede yaşadığınıza bakılmaksızın size eşit fırsatlar sağlar. Akıllı telefonunuz veya internete bağlı başka bir cihazınız olduğu sürece,  herkesle aynı anda ve aynı imkanlarla kripto para birimlerinin erişimine sahip olursunuz.

 

 

Kripto Para Güvenli Mi?

 

Merkez Bankası, yakın bir zamanda yapılan ödemeler için kripto varlıkların kullanılmasını durdurdu. Yapılan açıklamada Merkez Bankası “Kripto varlıklar herhangi bir düzenleme ve denetim mekanizmasına tabi olmaması, merkezi bir muhatabın bulunmaması, piyasa değerlerinin aşırı oynaklık göstermesi, anonim yapıları nedeniyle yasadışı faaliyetlerde kullanılabilmesi, cüzdanların çalınabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi ile işlemlerin geri dönülemez nitelikte olması gibi nedenlerle ilgili taraflar açısından önemli riskler barındırmaktadır,” dedi. Söz konusu endişeler “kripto gündem”e mesafeli yaklaşan kitlelerin de gündeminde. Peki yapılan eleştiriler doğru mu? Eleştirel bakış açıları kısmen haklı olsa da, aydınlatılması gereken noktalar var.

 

Öncelikle, kripto paraların kara para aklama ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi yasa dışı faaliyetlerde kullanılabileceği doğru olsa da, bu durum bütün para birimleri için geçerlidir. Örneğin, ABD doları gibi itibari para birimlerini de yasa dışı faaliyetler için sıklıkla kullanırlar. Yapılan araştırmalarda, çevrim dışı piyasada fiat para birimleri üzerinden her yıl 800 milyar ila 2 trilyon dolar arasında kara para aklandığı ortaya çıkmıştır. Buna karşılık, 2021 yılındaki kripto para işlemlerinin para aklamada kullanılan kısmı yalnızca yüzde 0,05’tir. Kripto para birimlerinde fiyatların çok değişken olduğu gerçektir. Hisse senedi ve tahvil fiyatlarında da aynı derece bir değişkenlikten bahsetmek mümkündür. Ancak bu iyi de olabilir kötü de olabilir.  Yatırımcıların büyük kazançlar elde edebileceği gibi büyük oranlarda kayıplar yaşayabileceği de söz konusudur. Kripto paralar, fiat para birimleri gibi hükümetler tarafından düzenlenmediği de ortadadır. Ancak bu durum, hiç düzenlenmedikleri anlamına gelmez. Kripto para birimlerini genellikle arka planda çalışan kodlar düzenler. Üstelik, incelemek isteyen herkes bu kodları görebilir.

 

Neo Skola’yla Daha Fazla Öğrenin! 

 

Blockchain teknolojisi ve kripto paralar ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olmak için Dr. Cüneyt Devrim’in “Blockchain ve Kripto Paranın Temelleri” adlı eğitimine katılım sağlayabilirsiniz. Alanının en iyi isimlerinden pek çok farklı konuda eğitim almak istiyorsanız, Neo Skola’yı ziyaret edebilirsiniz.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts
Total
0
Share